Hikayeler Archive

iki Samimi arkadaşın Hikayesi

Çok içten iki dost ve arkadaslardı. fakat bir tanesi çok kurnaz , atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf , dürüst ve sessizdi. bir gün kurnaz olan arkadas , diger arkadasin yanina giderek islerinin bozuldugunu söyler ve kendisinden para ister. içten dostu onu hiç kirmaz ve elindeki bütün parayi arkadasina verir. arkadasi bu parayla islerini

Akıl ve Kalbin Savaşı

ir vücut ne kadarda ayrılmaz gibi gözükse de aralarında anlaşamazlar.Hep didiklerler birbirlerini belki de hep haklı onlardır.Kalp ve aklın(beynin) olduğu gibi bir düşünsenize,sizin kalbinizle aklınız hiç anlaşa biliyorlar mı? Bir bedende bir kalp ve bir akıl var.Kalp hep bildiğini okuyor.Onun için atmak belki parmaklıkların arasından fırlayacakmış gibi atmak çok önemli.Peki akıl ne yapsın deli kalbe

GeRçeK AşK..

Telefonun alarm sesiyle uyandı, başında şiddetli bir ağrı vardı. “hiç canım işe gitmek istemiyor, arayıp gelemeyeceğimi söylesem mi acaba?” diye düşünürken el yordamıyla susturmak için telefonu arıyordu. Birden elini oynatamadığını fark etti, kafasını güçlükle kaldırdı, göğsünden kablolar sarkıyordu. Gözünü sağa çevirdiğinde elinin sargılarla kaplı olduğunu gördü. Alarm sesinin telefondan değil bağlı bulunduğu cihazlardan geldiğini anladığında ağzından

Gülünüzü Yolun Başındayken Seçin

Vaktiyle, görkemli bir malikanede yaşayan, yaşlı, çok zengin bir adam varmış. Malikane, gözalıcı güzellikte güllerin yetiştiği bir bahçenin içinde yer alıyormuş. Bu yaşlı zenginin evine, her hafta belli bir gün, orta yaşlı, tatlı dilli bir bohçacı kadın gelir ve yepyeni birbirinden güzel, pahalı kumaşlarını önce adama sonra çalışanlarına sunarmış… Bir gün yine Malikane ye gelmiş

İki Kum Tanesinin Aşkı..

Günün birinde bir çölde iki kum tanesi karşılaşmış ve birbirlerini çok sevmişler uzun bir süre çok yakın olmuşlar. Birbirlerini yanlarında, canlarında olarak sevmeyi öğrenmişler. Derken bir rüzgar çıkmış kum tanelerinden biri yerinde kalırken diğeri biraz uzağa savrulmuş. Çok uzak değillermiş ama yinede göremiyorlarmış birbirlerini. Sevgileri hiç azalmamış yine sevmeye devam etmişler. Birbirlerine ulaştırabildikleri sesleriyle, haberleriyle

Bir hastane odası (Süper)

İki yatak ve hayat ile ölüm arasındaki çizgide yaşamdan yana kalmaya çalışan iki kalp hastası… yataklardan biri pencere önünde, diğeri duvar dibinde… pencere kenarındaki sabahtan akşama kadar, pencereden dışarıya bakıp seyrettiklerini duvar dibinde bir şey görmeyen, aynı kaderi paylaşan hasta arkadaşına anlatıyor: "-bugün deniz dünden daha durgun… rüzgar hafif esiyor olmalı… beyaz yelkenliler denizde belli